2 Mart 2009 Pazartesi

JOE DASSIN/L'ETE INDIEN




L'ETE INDIEN

Tu sais,
Je n'ai jamais été aussi heureux que ce matin-là
Nous marchions sur une plage
Un peu comme celle-ci
C'était l'automne, un automne où il faisait beau
Une saison qui n'existe
Que dans le Nord de l'Amérique
Là-bas on l'appelle l'été indien
Mais c'était tout simplement le nôtre
Avec ta robe longue tu ressemblais
A une aquarelle de Marie Laurencin
Et je me souviens, je me souviens très bien
De ce que je t'ai dit ce matin-là
Il y a un an, y a un siècle, y a une éternité

On ira où tu voudras, quand tu voudras
Et l'on s'aimera encore, lorsque l'amour sera mort
Toute la vie sera pareille à ce matin
Aux couleurs de l'été indien

Aujourd'hui je suis très loin de ce matin d'automne
Mais c'est comme si j'y étais. Je pense à toi.
Où es-tu? Que fais-tu?
Est-ce que j'existe encore pour toi?
Je regarde cette vague qui n'atteindra jamais la dune
Tu vois, comme elle je reviens en arrière
Comme elle je me couche sur le sable
Et je me souviens, je me souviens des marées hautes
Du soleil et du bonheur qui passaient sur la mer
Il y a une éternité, un siècle, il y a un an

On ira où tu voudras, quand tu voudras
Et l'on s'aimera encore, lorsque l'amour sera mort
Toute la vie sera pareille à ce matin
Aux couleurs de l'été indien



KIZILDERİLİ YAZI

Biliyorsun,
Hiç mutlu olmamıştım o sabahki kadar
Bir plajda yürüyorduk, biraz bunun gibi
Sonbahardı, havanın güzel olduğu bir sonbahar
Amerika'nın kuzeyinden
Başka bir yerde olmayan bir mevsim
Orda buna Kızılderili Yazı diyorlar
Ama sadece bizim yazımızdı
Uzun elbisenle
Marie Laurencin'in bir suluboya tablosuna benziyordun
Ve hatırlıyorum, çok iyi hatırlıyorum
O sabah sana söylediklerimi
Bir yıl önce, bir asır önce, bir sonsuzluk önce

İstediğin yere gideceğiz sen istediğinde
Ve gene birbirimizi seveceğiz
Aşk ölmüş olduğunda
Bütün o hayat o sabaha benzeyecek
Kızılderili Yazının renkleriyle

Bugün o sonbahar sabahından çok uzaktayım
Ama sanki oradaymışım gibi seni düşünüyorum
Neredesin? Ne yapıyorsun?
Ben senin için hala var mıyım?
Kum yığınını asla beklemeyecek olan
Şu dalgaya bakıyorum
Görüyorsun, o dalga gibi öne geliyorum
Onun gibi kumun üstüne yatıyorum
Ve hatırlıyorum, hatırlıyorum gelgitleri
Güneşi ve denizin üstünden geçen mutluluğu
Bir sonsuzluk önce, bir asır önce, bir yıl önce

İstediğin yere gideceğiz sen istediğinde
Ve gene birbirimizi seveceğiz
Aşk ölmüş olduğunda
Bütün o hayat o sabaha benzeyecek
Kızılderili Yazının renkleriyle

Hiç yorum yok: